Bedava web sitesi açmak isteyenleriniz olabilir. Canınız o an belki forum, belki bir blog, belki html bir web sitesi açmak isteyebilir. İşte o canınızın yapmak istediği web sitesi için bize birçok firma ve grup hizmet sunuyor. Sanırım herkes blog tutmak ister. Tabi ki vakti olanlar sadece. Bunlardan en yaygın olanı ise Google hizmeti olan “Blogger”‘dır. Benimde kişisel tavsiyem zaten hepiniz blogu olmasıdır. Çünkü bilgi paylaştıkça çoğalır. Herneyse asıl konumuza dönelim.
Blog açmak için bize hizmet sunan sitelerden bazılarını paylaşacağım.
Google hizmeti olan blogger
Türk hizmeti olan blogcu
Bunlar en yaygın olanlarıdır. Vede tavsiyem bunlardır. O yüzden sadece blogger ve blogcuyu tavsiye ediyorum.
Not: Blogspot bir blogger ürünüdür :)
Canınız o an bir forummu açmak istedi ? Yine bu isteğinizi karşılayabilecek birçok bedava hizmet vardır.
Bunlardan en yaygın olan birkaçını size sunacağım.
Sanırım en kolay olan yetkinforum
Pek kullanışlı olmasada forumlari
Bunlar en bilinen ve en çok kullanılanlardır.
Yoksa o an kendi bir scriptinizi kurabileceğiniz bedava domain ve bedava host mu çekti? O zaman size bu alanda önerebileceğim tek bir site var.
Oda funpic
Umarım yararlı olabilmişimdir. Eğer başka bir tavsiye ve isteğiniz olursa konu altından yorumlarınızla sorabilirsiniz.
Biliyorsunuz ki çoğu blogun hiti sağlamdır. Yeni başlayanların hiti az olsada uzun ve özgün yazılar yazınca onlarada hit geliyor. Ben bu yazımda sizlere hit yapmış, tutulmuş blogların nasıl bırakıldığını, nasıl yükseldiğini anlatacağım. Sanırım yüzsüzlük bu olsa gerek. Blog dediğin hit aracı değildir bana kalırsa. Bloguna günde 10 kişi bile girse yeter. Çünkü blog, sizin kişisel web sayfanızdır. Kişisel yazılarınızı yayınlarsınız.
Herneyse gevelemeye gerek yok sanırım böyle bir konuda. Bu yazıyı yazma gereği duydum. Neden mi?
Önceden 1-2 arkadaşım vardı. Daha doğrusu 1-2 internet arkadaşı. Yani reellik yok. Bu çocuklar (yaşları 14 ve 16) o kadar çok projeye girişiyorlardı ki hiçbir zaman bir ipin ucundan tutamıyorlar, açtıkları web sitelerini 1 veya 2 ay içinde kapatmak zorunda kalıyorlardı.
Bunların ikisi aynı gün blog açtılar ve şuan söylediklerine bakılırsa 4-5k günlük tekil hit alıyorlarmış.
Blogu açtığı ilk ay olan Temmuz 2009 tarihinde 1 ay boyunca arkadaşımız 115 kadar yazı eklemiş. Ağustos ayında hit yapmaya başlamışki 11 yazı ekleyebilmiş. Eylül ayında biraz hit kaybına uğrayan arkadaşımız 35 kadar yazı eklemiş. Bakmış ki tekrar hiti yükselmeye başlamış, Ekimde 13 yazı ekleyebilmiş. Bugün 12 Kasım ve sadece 4 yazısı var ay başından beri…
Şimdi size soruyorum? Blog mu hit mi?
Yakın zaman önce blogumda yeni telefon aldığımı ve bununda Nokia 5800 Xpress Music olduğunu yazmıştım. Ve şimdide telefonu 1 ay kadar kullandım ve görüşlerimi yazacağım. Nokia 5800 genel olarak adındanda anlaşılacağı gibi “Xpress Music” ses ve ses çıkışlarında size güzel bir kalite sunuyor.
Telefonun özelliklerini sıralamak gerekirse (kendimce)
Şimdilik benim gördüklerim bunlar. Yeni alacaklar olursa en son çıkış tarihli 5800 Xm’leri tercih etsinler :)
Madde bağımlılığı güzelim ülkemizde maalesef çok yaygın olmakta. Bu yaygınlık acayip derecede çok derecede. Özellikle ülkemiz sigara bağımlılığı konusunda Dünya’da 3. sırada bulunmakta. Buda durumu gözler önüne getirdiğimizde ne kadar vahim olduğunu gösteriyor.
Madde bağımlılığı nedir diye soracak olursanız. Madde bağımlılığı; bir maddeye vücudu alıştırmak ve vücudun onu sürekli istemesini sağlamaktır.
Bağımlılığı neden olan asıl madde “nikotin” dir. Nikotin vücuda girdiğinde vücudun artık onu sürekli almak isteyecek ve adeta sizi deli edecektir. Buda bağımlılık derecesini yükseltip örnek olarak sigara kullanıyorsanız sigara içme oranını arttıracaktır.
Bir sigaranın hayatınızdan 6 dakika çaldığını düşünecek olursak gerisinide siz düşünün.
Ha tek sigara mı? Tabi ki değil !
Uyuşturucu, alkolde bunların içinde. Neden alkol kullanılır bilirim ama neden uyuşturucu kullanırlar hiç anlamam!
Bu maddelerin başlangıcı ise genelde tahmin edeceğiniz gibi arkadaş çevresinde olur tamamen! Klasikleşmiş başlama lafı ise “Yaa 1 sigaradan vs.. ne olacak”… Sizde bu durumda gaza gelirsiniz ve yakarsınız sigarayı. Doğal olarakta sonunu hepimiz tahmin ederiz.
11
Kasım
2009
Artık Türkiye’de güzel ülkemde yaşadığım süre içerisinde ne gazete alacağım, nede aldıracağım. Bu makalemi yazmadan 15 dakika kadar öncede gazete üyeliğimi iptal ettirdim. Bu ülkede yaşıyorsan gazete felan okunmaz! Kimse niye demesin. Niye diye sormasın. Sebebini zaten herkes biliyordur. Özellikle 3 spor gazetesine olan üyeliğimden dolayı gazeteleri rahatlıkla takip edebiliyordum. Üstelik 3 senedir bu böyle devam ediyordu. Taaaaki bugün ki bir haberi görene dek! O haberi gördükten sonra zaten gazete ile aram kalmadı.
Gördüğüm şey aslında haber değildi tam olarak. Bir köşe yazısıydı. Beni gazetelerden bu kadar soğutan olayın başlangıcı Ercan Saatçi denen kişinin o yayınlanan küfürlü kasetiyle başladı. O görüntüleri izledikten sonra dedim ki, böyle şeylerde oluyormuş ya helal olsun en kısa zamanda kapattıracağım ve kapattırma günümde bugüne nasipmiş.
Hani bizim ülkemizde oluyor bu kadar serbestlik, rahatlık, huzur içinde yazmak. Zaten geldiği ilk gün ne kadar tarafsız olduğunu belli etmişti Ercan!.. Daha sonra ise şahsiyetinide görüntülerde izledik. Biz bu adam yüzünden eğer gazeteden soğuyorsak, bu adamın mevkisinde kalmaması gerekir. “Damat” torpilide bir yere kadar hani. Zaten biz Galatasaray’lılar şanımıza yakışır bir slogan ile protestumuzu yapıyoruz. “Hürriyet alma aldırma, hürriyet webe girme, girdirme”…
Bu adam ne zaman mevkisinden alınıp, hak ettiği yeri bulursa o zaman birşeyler düşüneceğiz. Ama şuan için ne alacağım, nede aldıracağım…
© Tüm Hakları Saklıdır - Bloghane
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.